23 Ağustos 2010 Pazartesi

I

sadece, bak.

eğil. dilinin ucuyla hafifçe ıslattığın parmağını duvardan fırlayan çivinin üzerine koy. bak, ne kadar da kusursuz bir evrende yaşıyorsun.

şimdi ellerini iki yana sarkıt da unut dudaklarının arasındaki sigarayı.
rüzgarı da unut, otobüs biletlerini de.
ya da çay kaşıklarını, saman balyalarını, tuhafiye dükkanlarını unut.


sadece, gözlerini yum.

daha ne kadar tahammül edebilirsin ki seyretmeye.

Hiç yorum yok: