23 Kasım 2010 Salı

VII

güneşliğin ortasında toplanan akşam rüzgarı,
dönüyor. zehirliyor. unutturuyor.
parmak uçlarıma, çürük tohumlardan bahseden öyküler bulaştırıyor.

tiksiniyorum.

atık su borularından bahsediyorum.
tombul örümceklerden.
şişe ağızlarında boy veren ıhlamur fidelerinden,
kış gelince diz kapaklarıma yuvalanan kör kargalardan bahsediyorum.

ama dinmiyor rüzgar.

bir mahzen bul kendine diyor.
derin, serin, karanlık.
duvarlarına çocuk saçlarından dokunmuş halılar asılan.


kaybol!

rüzgar desem.
sol elimin serçe parmağıyla kafatasımı delsem,
doldursam zihnime şehrin uğultusunu da rüzgara kör olsam,
ama yapamam.

parmak uçlarıma bulaşan öyküleri kemiririm ben de o zaman.
rüzgar iyice kudurtsun diye kulaklarımdaki yangını,
artık istesem de duramam.