sulama kanalında yüzen sakat çocuklar var.
kolları, bacakları, parmakları, kulakları eksik çocuklar.
karanlığın içinde ağır ağır ilerliyorlar. ay ışığı aydınlatıyor iki taraflarında koşturan tombul fareleri.
sulama kanalında yüzen sakat çocukların suratlarında şekiller var.
annelerinin kızlık soyadlarını nasıl öğrendiklerinin hikayesini anlatan şekiller.
balkondaki çamaşırların arasında bulduğum kaplan dişinin üzerinden okudum diyor bir şekil.
diğeri ise deterjan kutusunun içine avucunu daldırdığında parmaklarının arasından süzülen mavili beyazlı toz parçalarının arasında parıldayan yıldız tozlarından bahsediyor.
sulama kanalında yüzen çocuklar, toprağa saplanmış bombaların hayalini kuruyorlar.
bir anda değişiverse herşey diyorlar.
pencerelerden taşıveren alevlerin kızarttığı martıları gözlerinin önüne getirip suyun içinde birbirlerine dokunuyorlar.
şehvet?
belki de.
belki de etrafı dumana boğup kanalın dibindeki çamur yığının içine boylu boyunca uzanmak için haklı bir sebepleri var.
sulama kanalında yüzen çocuklar,
birbirlerini boğuyorlar.
terliyorum...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder