1 Kasım 2009 Pazar

V

o kadar acıklı ki ağlayamıyorum bile.

ve elbette unutamazsın yanmış et kokusunu. hele de o sigara kendi kolunda sönmüşse.

şimdi, gözlerini kapat ve korkuluklara yaslan. bıyıklı adamın tabiriyle, rüzgar içecek sigaranı ama buna değer öyle değil mi? akşamlardan bir akşam olsun mesela, alt komşu karısını boğazlasın, karşıdaki bakkalın içinde dokuz yaşındaki bir oğlan çocuğuna, bedava dondurma yemenin yolunu öğretsinler, kargalar uçuşsun, frenler boşalsın, bardaklar dolsun, ocaklar sönsün...

elimi tut, gözüme bak. göz bebeklerimden nasıl duman çıkarttığımı göstereceğim şimdi sana.

sol tarafta olan,

sağdakinden biraz daha ufak öyle değil mi? dördüncü yanık ilk üçünün biraz daha üzerinde. minik, sarı, mide bulandırıcı bir leke. her seferinde aynı palavra.

yukarıdan aşağıya sekiz, var olmak.

sen çalılıkta uyuklama devam et. burda herşey bıraktığın gibi duruyor nasıl olsa...

Hiç yorum yok: